14 Şubat 2026 Cumartesi

Api House-Batum’da Doğanın Şifa Merkezi-Yılmaz Parlar

  

Api House – Endemik Bitkilerle Beslenen Arılardan Gelen Sağlık

Gürcistan’ın özerk bölgesi Acara’nın başkenti Batum’da, Charnali köyünde doğanın tam kalbinde kurulan Batum Api House, doğal tedavi yöntemlerine ilgi duyan yerli ve yabancı ziyaretçilerin yeni gözdesi oldu.

Batum gezisi sırasında bana rehberlik eden Kültür Danışmanı Meri Diasamidze’nin önderliğinde, Charnali’de bulunan Api House’u ziyaret ederek apiterapi deneyimini yerinde inceleme fırsatı bulduk.

Kurucusu Tariel Tevditze, dedelerinden miras aldığı arıcılık geleneğini modern apiterapi teknikleriyle birleştirerek bölgeye özgü “şifa evi” oluşturmuş durumda.

Arıların Gücüyle Şifa, Apiterapi Nedir?

Apiterapi; bal, propolis, arı sütü, perga (arı ekmeği), arı zehri ve bal mumu gibi arı ürünlerinin terapötik amaçla kullanıldığı tamamlayıcı bir tedavi yöntemi olarak biliniyor. Batum Api House’da ise bu şifalı ürünler, özel olarak tasarlanmış “Apiterapi Evi” ve “Aeroterapi Odaları” ile ziyaretçilere sunuluyor.

Merkezde uygulanan apiterapi yöntemleri;

Bee air / kovan havası terapisi)Arı zehri uygulamalarıPropolis tedavileriKovan üstü terapisi ve aromaterapi şeklinde geniş bir yelpazeye ayrılıyor.

Hangi Hastalıklara İyi Geliyor? Uzmanlara Göre Apiterapinin Faydaları

Batum Api House’da uygulanan apiterapi, özellikle aşağıdaki rahatsızlıklarda destekleyici tedavi olarak öneriliyor:

Solunum Yolu Hastalıkları

Astım, Bronşit, Sinüzit, Alerjik rinit. Kovan havası terapisi, solunum yollarını açıcı etkisi nedeniyle özellikle sonbahar-kış döneminde yoğun ilgi görüyor.

Bağışıklık Sistemi Güçlendirme

Propolis, arı sütü ve perga; antibakteriyel, antiviral ve antifungal özellikleri ile vücut direncini artırıyor.

Kas–Eklem Ağrıları ve Romatizma

Arı zehri (apitoksin) uygulamaları, Romatoid artrit Fibromiyalji, Bel ve boyun fıtığı kaynaklı ağrılar
üzerinde rahatlatıcı etki sağlıyor.

Nörolojik Rahatsızlıklar

Bazı bilimsel çalışmalara göre apiterapi, Multiple Skleroz (MS), Nöropatik ağrı gibi hastalıkların semptomlarını azaltmada yardımcı olabiliyor.

Cilt Hastalıkları

Egzama, Sedef, Yara ve yanık iyileşmesi, Propolis ve bal bazlı kremler cilt yenileyici etkileriyle tercih ediliyor.

Stres, Depresyon ve Uyku Bozuklukları

Arı kovanında oluşan doğal vibrasyon ve aromatik hava, sinir sistemini sakinleştirici etkiyle anılıyor.

Batum Api House’un Sırrı

Endemik Bitkilerle Beslenen Kafkas Arıları

Api House’u benzerlerinden ayıran en önemli özellik, arıların beslendiği bölgenin zengin endemik bitki örtüsü.

Acara Dağları, yılın büyük bölümünde, Yalnızca Kafkasya’da yetişen şifalı çiçekler, romatik otlar, Nadir dağ florası ile kaplı durumda.

Bu bölgeden nektar toplayan arılar, yüksek antioksidanyüksek flavonoid ve zengin mineral içeriğine sahip bal, propolis ve polen üretiyor.

Uzmanlara göre endemik bitkilerden beslenen arıların ürünleri, Bağışıklık üzerinde daha güçlü etkiye sahipAnti-inflamatuvar yapısı daha belirginSolunum terapilerinde doğal bir iyileştiriciDolaşım ve sinir sistemi üzerinde daha etkili.

Bu nedenle Batum Api House’un apiterapi uygulamaları, standarda göre daha yüksek biyolojik değer sunuyor.

“Doğanın Eczanesini Arılarla İnsanlara Sunuyoruz”

Api House yetkilileri, merkezin felsefesini şu sözlerle özetliyor, “Biz sadece arı ürünleri sunmuyoruz;Kafkasya’nın bin bir çiçekten oluşan doğal eczanesini, arılar aracılığıyla insanlara ulaştırıyoruz.Amacımız modern tıbbın yerine geçmek değil; onu desteklemek ve doğal bir alternatif sunmaktır.”

Turistlerin Yeni Durağı, Şifa ve Doğa Deneyimi

Batum’u ziyaret eden turistler için Api House artık yeni bir çekim noktası. Doğal tedavilere ilgi duyan misafirler, hem arı kovanlarının yaydığı özel aromatik havayı soluyor, hem de doğal arı ürünlerini yerinde görerek tanıma fırsatı buluyor.

Charnali’nin temiz dağ havası ve doğal çevresiyle birleşen bu deneyim, bölgedeki “şifa turizmi”ni de güçlendiriyor.

yilmazparlar@yahoo.com

Nature’s Healing Center in Batumi
Api House – Health from Bees Nourished by Endemic Plants

Located in the heart of nature in Charnali village in Batumi, the capital of the Autonomous Republic of Adjara in Georgia, Batumi Api House has become a new favorite for both locals and tourists interested in natural healing methods.

During my trip to Batumi, under the guidance of Culture Consultant Meri Diasamidze, we visited the Api House in Charnali and had the opportunity to explore the apitherapy experience on-site.

Its founder, Tariel Tevditze, has combined the beekeeping tradition inherited from his ancestors with modern apitherapy techniques to create a unique “healing house” for the region.

Healing Power of Bees – What Is Apitherapy?

Apitherapy is known as a complementary treatment method that uses bee products such as honey, propolis, royal jelly, perga (bee bread), bee venom, and beeswax for therapeutic purposes. At Batumi Api House, these healing products are offered to visitors through specially designed Apitherapy Rooms and Aerotherapy Chambers.

The apitherapy methods practiced at the center include, Bee air / hive air therapyBee venom therapyPropolis treatments,   Hive-top therapy and aromatherapy

What Health Conditions Does It Support?

Expert-Approved Benefits of Apitherapy

Apitherapy at Batumi Api House is recommended as a supportive therapy particularly for the following conditions:

Respiratory Diseases

Asthma, Bronchitis, Sinusitis, Allergic rhinitis

Hive air therapy attracts great interest especially during autumn and winter due to its airway-opening effects.

Immune System Support

Propolis, royal jelly, and perga strengthen the immune system thanks to their antibacterial, antiviral, and antifungal properties.

Joint–Muscle Pain and Rheumatism

Bee venom (apitoxin) applications help relieve pain caused by

Rheumatoid arthritis, Fibromyalgia, Lumbar and cervical disc issues

Neurological Conditions

Some scientific studies indicate that apitherapy may help alleviate symptoms of Multiple Sclerosis (MS), Neuropathic pain

Skin Conditions

Eczema, psoriasis, wound and burn healing are supported by propolis- and honey-based creams due to their regenerative effects on the skin.

Stress, Depression and Sleep Disorders

Natural vibration and aromatic air in the bee hives are known for their calming influence on the nervous system.

The Secret of Batumi Api House

Caucasian Bees Fed by Endemic Mountain Flora**

The most distinctive feature of Api House is the rich endemic plant diversity that the bees feed on.

The Adjara Mountains are covered throughout most of the year with:

Medicinal flowers unique to the Caucasus, Aromatic herbs, Rare alpine flora

Bees collecting nectar from this region produce honey, propolis, and pollen with high antioxidant levelsrich flavonoids, and superior mineral content.

According to experts, bee products derived from endemic plants have:

A stronger effect on the immune system, More pronounced anti-inflammatory properties, Natural healing effects for respiratory therapies, Better support for circulatory and nervous systems

For this reason, apitherapy applications at Batumi Api House offer significantly higher biological value compared to standard products.

“We Deliver Nature’s Pharmacy to People Through Bees”

Officials at Api House summarize the center’s philosophy as follows:

“We do not simply offer bee products;
we bring the natural pharmacy of the Caucasus—formed by a thousand flowers—directly to people through the bees.
Our goal is not to replace modern medicine, but to support it with a natural alternative.”

A New Destination for Tourists – Healing and Nature in One Place

Api House has become a new attraction for visitors exploring Batumi. Those seeking natural therapies can inhale the special aromatic air released by the bee hives and experience authentic, natural bee products on-site.

This experience, enriched by Charnali’s fresh mountain air and pristine nature, strengthens the region's reputation in healing tourism.

yilmazparlar@yahoo.com 




#Batum,#ApiHouse,#Apiterapi,#ArıTerapisi,#Charnali,#Acarа,#Gürcistan,#DoğalTedavi,#KovanHavası,#ArıZehri,#Propolis,#ArıSütü,#Perga,#EndemikBitkiler,#ŞifaTurizmi,#Sağlık,#DoğalŞifa,#Arıcılık,#KafkasArısı,#BeeTherapy,#HoneyTherapy,#NaturalHealing,#Wellness,#HolistikSağlık,#BatumGezisi,#TravelGeorgia,#BeeAirTherapy,#BatumApiHouse,

#Batumi,#ApiHouse,#Apitherapy,#BeeTherapy,#Charnali,#Adjara,#Georgia,#NaturalHealing,#BeeAirTherapy,#BeeVenom,#Propolis,#RoyalJelly,#Perga,#CaucasianBee,#EndemicPlants,#HealingCenter,#HolisticWellness,#AlternativeTherapy,#HoneyTherapy,#WellnessTravel,#HealthTourism,#NatureTherapy,#MountainHerbs,#CaucasusNature,#BeeProducts,#NaturalMedicine,#OrganicHealing,#BeeAir,#BatumiTravel,

19 Ocak 2026 Pazartesi

Sağlık, Bir Milletin Geleceğidir-Yılmaz Parlar

  

Zafer Partisi Sağlıkta Yeni Dönemin Sözünü Verdi

Ümit Özdağ, Sağlıkta Eşit ve Erişilebilir Sistem Kuracağız

Sağlığın Önemi ve Türkiye’deki Mevcut Sorunlar

Sağlık, yalnızca bireyin değil toplumun tamamının yaşam kalitesini belirleyen temel bir haktır.

Güçlü bir devlet, vatandaşına eğitim ve sağlık hizmetini eşit, erişilebilir ve kaliteli şekilde sunmakla yükümlüdür.

Ancak Türkiye’de son yıllarda sağlık hizmetlerinde artan özelleştirme, hastanelerde yoğunluk, randevu krizleri, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet ve hekim göçü, sistemin alarm verdiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Vatandaşın “paran yoksa iyi sağlık hizmeti alamazsın” gerçeğiyle karşı karşıya bırakılması, sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmamaktadır.

Bu tablo karşısında Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın sağlık alanına yönelik hassasiyeti ve çözüm odaklı yaklaşımı, çalıştayın en güçlü mesajlarından biri olarak öne çıktı.

Ümit Özdağ, Sağlıkta Eşit ve Erişilebilir Sistem Kuracağız

Prof. Dr. Ümit Özdağ, sağlık hizmetlerinin ticari kazanç alanı değil, kamu hakkı olduğunun altını çizerek, herkesin gelir durumuna bakılmaksızın rahatlıkla erişebileceği bir sağlık sistemi kuracaklarını vurguladı.

Özdağ’ın bu yaklaşımı, sosyal devlet ilkesini yeniden ayağa kaldırma kararlılığının en somut göstergesi olarak değerlendirildi.

1. Türkiye Sağlık Çalıştayı Kapanış Konuşması Sağlıkla İlgili Bölümler

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, 1. Türkiye Sağlık Çalıştayı’nın kapanış konuşmasında sağlık alanında yaşanan tahribata dikkat çekerek önemli mesajlar verdi.

Prof. Dr. Özdağ, Türkiye’de sağlık alanında ciddi bir bozulma yaşandığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

Sağlık alanında ağır bir tahribat olduğu gözleniyor. Bunun temel nedeni, Türk sağlığının uzun yıllardır özel hastane sahiplerinin yönetimine bırakılmasıdır. Oysa eğitim ve sağlık bir kamu hakkıdır. ‘Paranız yoksa iyi sağlık hizmeti alamazsınız’ anlayışı, Türk halkına yıllardır bir gerçek gibi dayatılmaktadır. Bu anlayış sosyal devlet ilkesine aykırıdır.

Sağlık Bakanlığı’nın uzun yıllardır tarikat ve cemaat etkisi altında olduğuna dikkat çeken Özdağ, bunun devlet yönetimi açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu vurguladı:

Sağlık Bakanlığı’nın tarikat ve cemaatlerin denetimi altında olması, sağlık sisteminde liyakati ve kaliteyi zayıflatmıştır. Devlet yönetimine bu yapıların müdahalesi, milletin menfaatleriyle ters düşmektedir.

Sağlık eğitiminin kalitesindeki düşüşe de değinen Prof. Dr. Özdağ, hekim göçünün nedenlerine dikkat çekti:

Bu süreçte sağlık eğitiminin kalitesinde ciddi bir gerileme yaşanmıştır. Yurt dışına giden doktorların temel nedeni yalnızca ekonomik değildir.

Doktorların değersizleştirildiği, şiddete maruz kaldığı ve ‘giderlerse gitsinler’ anlayışının hâkim olduğu bir ortamda hekimlerin yurt dışına yönelmesi kaçınılmaz hale gelmiştir.

Doktorlar arasında yapılan araştırmalara da değinen Özdağ, sağlık çalışanlarının mesleki gelecekten umutlu olmadığını belirterek şunları söyledi:

Doktorların önemli bir bölümü, yeniden meslek seçme şansı olsa doktor olmak istemeyeceklerini ifade etmektedir.

Bu tablo, sağlık sisteminin ne denli ciddi bir kriz içinde olduğunu göstermektedir.

Çalıştayın yol haritasına katkı sunduğunu belirten Prof. Dr. Ümit Özdağ, sağlıkta yeniden yapılanma hedefini şu sözlerle tamamladı:

Bu çalıştay, sağlık alanında hazırladığımız yol haritasına son şeklini vermemize katkı sağladı.

Zafer Partisi iktidarında, sağlık hizmetlerinin herkes için erişilebilir, nitelikli ve eşit şekilde sunulduğu bir sistem inşa edeceğiz.

Sağlıkta Umut Veren Bir Yol Haritası

Zafer Partisi’nin 1. Türkiye Sağlık Çalıştayı, mevcut sağlık krizine karşı somut çözüm önerilerinin ortaya konduğu önemli bir platform oldu. Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın kararlı duruşu ve sağlık alanındaki duyarlılığı, vatandaşların en temel hakkı olan sağlık hizmetine yeniden güvenle erişebileceği bir geleceğin inşa edileceğinin güçlü mesajı olarak değerlendirildi.

yilmazparlar@yahoo.com

12 Aralık 2025 Cuma

Ümit Özdağ, -Tertemiz Türkiye Projesi-Yılmaz Parlar

  

Özdağ’dan Zehire Karşı Büyük Yemin Türk Gençliğine Kurulan Kapan Kırılacak

Türk Milletinin Evlatlarını Kurtarma Yemini, Uyuşturucuya Karşı Büyük Başkaldırı

Türkiye’ye Atılan Sessiz Kurşunları Durduracağız, Ümit Özdağ’dan Toplumsal Temizlik Harekâtı

Dünya, daha önce hiçbir dönemde olmadığı kadar uyuşturucu kartellerinin pençesinde. Latin Amerika’dan Asya’ya, Avrupa’dan Afrika’ya kadar uzanan karanlık bir ağ; gençliği, aileleri ve ulusların geleceğini kemiren görünmez bir savaş yürütüyor.

Bu savaşın cephanesi uyuşturucu, kazancı milyarlarca dolar, hedefi ise insanlığın en savunmasız kesimleri: gençler.

Uzun süredir sessiz bırakılan uyuşturucu meselesini yüksek sesle dile getiren ender isimlerden biri olan Ümit Özdağ’ın, uyuşturucu tehdidinin ülke çapındaki etkisini gündeme taşıması, toplumsal sorunlara karşı gösterdiği duyarlılığı bir kez daha ortaya koydu.

Zehir Savaşı, Dünya Yanıyor, Türkiye'nin Son Şansı “Tertemiz Türkiye”

Dünya, uyuşturucunun yarattığı sosyal çöküş, şiddet ve ölüm sarmalında debelenirken, Türkiye bu illetin en ağır bedellerini ödeyen ülkelerin başında geliyor.

Bugün sokakta satılan her bir gram zehir, sınır ötesinden gelen bir silaha, bir tetiğe, bir cinayete dönüşüyor. Uyuşturucu satılıyor, para silaha dönüşüyor; baronlar iki kez kazanıyor, toplum ise iki kez kaybediyor.

Tam da bu nedenle Türkiye’de atılan her kararlı adım, yalnız bir politik hamle değil; bir milletin varlık mücadelesi anlamına geliyor.

Sadece bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda organize suç, terör finansmanı ve milli güvenlik meselesi haline gelen uyuşturucu, gençliğimizin geleceğini ve toplumun temel dokusunu kemiriyor.

Avrupa'da organize suç endeksinde birinci sırada yer alan Türkiye, uyuşturucu pazarı haline getirilme tehlikesiyle yüz yüze.

Her geçen gün düşen kullanım yaşı, parçalanan aileler ve sokakları mesken tutan "zombiler", ülkenin içine düştüğü vahim tablonun sadece görünen yüzü.

Tertemiz Türkiye Vizyonu

Özdağ'dan, Uyuşturucu İle Mücadelede Radikal ve Köklü Dönüşüm Planı

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Türkiye'nin kanayan yarası haline gelen uyuşturucu ve sanal kumar belasına karşı, "Tertemiz Türkiye Projesi" adını verdiği kapsamlı ve radikal bir mücadele planını açıkladı.

Özdağ'ın basın toplantısında sunduğu politika, mevcut yaklaşımlardan köklü bir kopuşu temsil ediyor.

Suçu "bireysel" olmaktan çıkarıp "toplumsal saldırı" ve "narko-terör" olarak tanımlayan Özdağ, soruna sadece polisiye tedbirlerle değil, hukuki, idari, sosyal ve ekonomik boyutları olan topyekûn bir savaş konseptiyle cevap vermeyi hedefliyor.

Bu cesur ve detaylı yol haritası, konuya ilişkin bugüne kadar açıklanmış en sert ve en kapsamlı siyasi program olarak dikkat çekiyor.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Türkiye’nin belki de son yıllardaki en kapsamlı, en kararlı ve en sert uyuşturucu–sanal kumar mücadele planını açıkladı:

Tertemiz Türkiye Projesi

Bu proje bir politika değil; bir milli mücadele manifestosu.
Bu açıklama bir basın toplantısı değil; Türkiye’nin zehir baronlarına, mafya odaklarına, narko-terör örgütlerine karşı ilan edilmiş bir savaş bildirisidir.

Ve bu mücadelede Özdağ’ın kararlılığı tek bir cümlede kristalleşiyor:

“Zehir tacirlerine, ruhları cehenneme gitmeden yeryüzünde cehennemi yaşatacağız.”

Türkiye’yi Sarsan Gerçekler

Özdağ’ın açıklamasında ortaya koyduğu tespitler yalnız politik bir çıkış değil; istihbaratçıların, emniyet müdürlerinin, doktorların, ekonomistlerin imzasını taşıyan somut uyarılar:

Türkiye bugün Avrupa’nın 1 numaralı organize suç ülkesi.

Uyuşturucu kullanım yaşı 15 yaşın altına indi.

291 bin mahkûmun 3’te 1’i uyuşturucu suçlusu.

2 milyona yakın bağımlı var.

Yalnız İstanbul’da binden fazla tetikçi, 10 ana çete altında örgütlü.

PKK, Avrupa’daki uyuşturucu pazarının %65’ini kontrol ediyor.

Yabancı mafyalar Türkiye’yi üs haline getirdi.

Bu tablo, sıradan bir asayiş sorunu değil; bir güvenlik krizi, bir milli bekâ meselesi.

Özdağ'ın Açıkladığı Dev Politika

Çekirdeğini oluşturan, Özdağ’ın “milat niteliğinde” ilan ettiği uygulamalardan bazıları:

Özdağ’ın Projesinde Öne Çıkan Maddeler

Uyuşturucu ile Mücadele Yasası çıkarılacak.

Uyuşturucu çeteleri terör örgütü sayılacak.

Uyuşturucu ve sanal kumarda infaz indirimi olmayacak.

Çetelerle bağlantılı siyasetçi ve bürokratların mal varlığına el konulacak.

Tedavi gönüllü değil zorunlu hale getirilecek.

Sınırlar uyuşturucu insan kaynağına kapatılacak.

İstanbul çetelerden geri alınacak – merkez üssü burada kurulacak.

Devasa tedavi ve rehabilitasyon merkezleri kurulacak.

Bu maddeler yalnız güvenlik hamlesi değil; coğrafi, sosyolojik ve ekonomik bir temizlenme operasyonu.

Uyuşturucu Olan Yerde Savaş Vardır

Her uyuşturucu örgütü bir istihbarat örgütüne, bir terör yapısına, bir dış bağlantıya dayanır.
Her zehir pazarı, bir başka coğrafyada patlayan silahın parasını öder.
Her bağımlı, yalnız bir sağlık kaybı değil; bir toplumun geleceğinden çalınan bir asker, bir mühendis, bir öğretmen, bir anne, bir baba…

Uyuşturucu olan yerde savaş vardır.
Savaşın olduğu yerde baronlar kazanır, millet kaybeder.

Uyuşturucu Mafyasına Darbe Vakti: Özdağ’dan Millî Direniş Çağrısı

Bu Mücadele Beklemez

Zafer Partisi’nin Tertemiz Türkiye Projesi, “bir gün” değil; “bugün” yapılması gereken bir devlet refleksi.
Bu mücadeleyi ertelemek, nesilleri göz göre göre feda etmektir.
Bu mücadeleyi zayıflatmak, baronların işine, çetelerin ekmeğine yağ sürmektir.

Devrim Niteliğinde “Tertemiz Türkiye" Uyuşturucuya Köklü Çözüm

Ümit Özdağ'ın açıkladığı "Tertemiz Türkiye Projesi", uyuşturucu belasının ancak köklü, kararlı ve multidisipliner bir yaklaşımla çözülebileceğini ortaya koyuyor. Sorunu sadece güvenlik boyutuyla değil, bağımlılıkla mücadele, aile destek sistemleri, sosyal rehabilitasyon ve uluslararası işbirliği boyutlarıyla ele alan bu plan, umutsuzluğa kapılan ailelere ve millete bir çıkış yolunu işaret ediyor.

Bu nedenle Özdağ’ın final sözleri yalnız bir kapanış değil;
Bir millet çağrısıdır:

“Türk milleti bilsin ki; Türkiye Zafer Partisi’yle bu mücadeleyi kazanacak. Tertemiz bir Türkiye’de buluşacağız.”

Toplumun en hassas yaralarından biri olan uyuşturucu problemi konusunda sergilediği kararlı tavır, Özdağ’ı bu alanda öne çıkan nadir siyasetçilerden biri hâline getiriyor.

Konuyu görmezden gelen sessizliğe karşı cesur çıkışı, kamuoyunda ‘bu meselede nihayet bir ses yükseldi’ yorumlarını beraberinde getiriyor. Genç nesli hedef alan tehlikelere karşı verdiği mücadele, kamuoyunda geniş yankı uyandırırken liderlik refleksinin de altını çiziyor.

yilmazparlar@yahoo.com 






#TertemizTürkiye, #UyuşturucuylaMücadele, #ÜmitÖzdağ, #ZaferPartisi, #UyuşturucuyaDurDe, #GençliğiKoru, #SanalKumaraHayır, #OrganizeSuçlaMücadele,

#ZaferPartisi, #NarkoTerör, #UyuşturucuÇeteleri, #SanalKumar, #GençliğeSahipÇık, #AileYıkımı, #MilliGüvenlik, #OrganizeSuç, #PKK, #UyuşturucuSavaşı, #TedaviZorunluOlsun, #İnfazİndirimiOlmasın, Türk Gençliğine Kurulan Kapan Kırılacak, Özdağ’dan Zehire Karşı Büyük Yemin, Zehir İmparatorluğuna Savaş,




3 Aralık 2025 Çarşamba

Kalp Krizinde 3 Dakikalık Mucize-Yılmaz Parlar

  

Prof. Dr. Mutlu Vural Hayat Kurtaran Gerçeği Anlattı

“Hayatta kalmanın anahtarı, ambulans gelene kadar yapılan doğru kalp masajıdır”

Turizm dünyasının yakından tanıdığı, sektöre yıllarca emek vermiş, ödüllü Anadalu Folk grubunun Başkanı Göksenin İleri’nin duyarlılığı sayesinde PM TV ekranlarında çok hayati bir konu masaya yatırıldı.

TÜRSAB Genel Kurul Başkan adayların toplantılarında  seyahatlerde sık yaşanan sağlık vakalarını gündeme taşıyan Göksenin İleri’ninözellikle kalp krizlerinin ilk dakikalarında yapılacak müdahalenin hayati önemini vurgulayarak, bu konuda bir yayın yapılmasını önerdi.
Bu öneri, Türkiye’nin en önemli acil tıp ve ilk yardım otoritelerinden biri olan
Hayatta Kal Derneği Başkanı – Doç. Dr. Mutlu Vural
ile gerçekleştirilen özel bir röportajın kapısını açtı.

Biz de PM TV olarak, binlerce hayat kurtarabilecek bu kritik bilgileri ekranlara taşımak için harekete geçtik.

 “Kalp krizi beklemez. 3 dakikada beyin hasarı başlıyor” – Doç. Dr. Mutlu Vural

Prof. Dr. Mutlu Vural, kalp krizi ve ani kalp durması konusunda Türkiye’nin en deneyimli isimlerinden biri. Bilimsel çalışmaları, projeleri ve eğittiği binlerce kişiyle ülkemizde ilk yardım bilincinin yayılması için en çok emek veren uzmanlardan.

Vural hocamız röportajda şu çarpıcı gerçekleri anlattı:

112 Yetişene Kadar Ne Yapmalı? Prof. Vural’dan Kritik Hayat Dersleri

“Kalbi duran bir kişide nefes 2–3 dakika devam edebilir. Bu sizi yanıltmasın”

“3 dakikadan sonra beyin hasarı başlar, 6 dakikada ağır hasar olur, 12 dakikada ölüm kabul edilir.”

“Sadece kalp masajı ile beyni 20–30 dakika hayatta tutmak mümkün”

Bu bilimsel gerçek, acil yardımın neden “saniyeler içinde” başlaması gerektiğini anlatıyor.

Göksenin İleri’den,  Turizm Sektörü İçin Uyarı

“400 kişilik gruplar taşıyoruz ama ilk yardımı düşünmüyoruz ”

Turizm sektöründeki tecrübesiyle bilinen Göksenin İleri seyahatlerde yaşadığı olaylardan yola çıkarak şu ikazı yaptı:

“Turlarımızda 45–60 yaş arası misafir çok. Kalp krizi her an olabilir.
112 gelene kadar geçen sürede yapılacak müdahale hayat kurtarır.
Bunun için tur rehberleri, acentalar, organizatörler mutlaka ilk yardım eğitimi almalı.”

Bu farkındalık, PM TV’nin bu tarihi yayını hazırlamasının da temel sebebi oldu.

Kalp Krizi Geldiğinde Ne Yapmalı? Prof. Vural’dan Hayat Kurtaran Rehber

Prof. Dr. Vural’dan Altın Değerinde İlk Yardım Rehberi

Kalbi duran bir kişi için hayat kurtaran basamaklar:

Kişi yere yığılır ve tepki vermezse hemen 112 aranacak.

Nefese bakılarak zaman kaybedilmeyecek.

Göğsün ortasına dakikada 100–110 ritimle güçlü kalp masajı yapılacak.

Ne su, ne ilaç – ağızdan hiçbir şey verilmeyecek.

Ambulans gelene kadar masaj kesilmeyecek.

2026’dan itibaren yaşam alanlarında zorunlu olacak

Herkesin kullanabileceği ‘Akıllı Şok Cihazları (OED)’

Dr. Vural ayrıca büyük bir müjde verdi:

2026’dan itibaren AVM, otel, toplu yaşam alanlarında otomatik şok cihazları zorunlu olacak.
Bu cihazlar konuşuyor, yönlendiriyor ve bir çocuk bile kullanabiliyor.

“Tek bir kalp masajı bile bir hayat demek”

YouTube’da yaptığı farkındalık videosunda Dr. Vural, toplumdaki 100.000 ani kalp durması vakasının büyük bölümünün doğru müdahale yapılsa kurtulabileceğini vurguluyor.

İleri’nin duyarlılığı + Dr. Vural’ın bilgeliği  Binlerce hayat kurtaracak farkındalık

Bu yayının gerçekleşmesine öncülük eden İleri’ytoplumsal sorumluluk bilinci için,
Dr. Mutlu Vural’ı ise bilime, insan hayatına ve eğitime adadığı eşsiz emekleri için PM TV olarak yürekten kutluyoruz.

PM TV, toplum yararına olan bu yayınları sürdürecek.

yilmazparlar@yahoo.com

7 Ekim 2025 Salı

GastroShow 2025’te Göze çarpan Stantlar-Yılmaz Parlar

  

GastroShow 2025’te Gastronomi ve Sağlık Bir Arada

Bu yılki GastroShow 2025, “Sağlık” temasıyla bir gastronomi şöleni niteliğindeydi; hem lezzeti hem yenilikçi fikirleriyle öne çıkan stantlar ve sürpriz uygulamalarla katılımcıların beğenisini kazandı.

Başkanlığını Gürkan Boztepe’ nin Yaptığı GTD Gastronomi Turizm Derneği tarafından düzenlenen, GastroShow 2025, bu yıl “Sağlık” temasıyla 6 Ekim 2025 Pazartesi günü Swissôtel The Bosphorus, İstanbul’da gerçekleştirildi.

Lezzet, Teknoloji ve Yerel Zenginlikler Sahneye Çıktı

Öne Çıkan Stantlar ve Sürpriz Sunumlar

VitaMarin/ Öz Sağdıçlar Balıkçılık
Türkiye’nin deniz ürünleri tedarikçilerinden biri olan Öz Sağdıçlar Balıkçılık, Horeca kanalına yönelik toptan balık temininde sektöründeki konumunu pekiştirdi.

Ancak fuarda sadece tedarik vurgusu yoktu: alabalık yetiştiriciliği ve ihracat faaliyetleri ile sürdürülebilir üretim anlayışını sergilediler; “tazelik, kalite, sürdürülebilir üretim” gibi kavramları stant iletişimlerinde öne çıkardılar.

Kalbur Et Kebap
İstanbul Ümraniye’de 15 yıldır hizmet veren Kalbur Et Kebap, geleneksel Türk mutfağını modern çizgilerle buluşturdu. Özellikle Adana satır kıyması, küşleme, mini biftek, incik, tandır ve Kars-Ardahan yöresinin doğal ortamda yetişen kaz etiyle hazırlanan özel tarifleriyle ziyaretçileri etkilemeyi başardı.

Mekânın mimari kimliği ve atmosferi, kurucusu Metin Akdemir ile mimar eşi Merve Akdemir’in ortak vizyonuyla şekillenmişti.

Psikolog Didar Bademci
Fuar bağlamında pek sık rastlanan bir yaklaşım: Psikoloji teması. Didar Bademci’nin stantında, “insan sağlığı ve beslenme-duygu ilişkisi” odaklı mesajlar, stres, yeme bozuklukları ve psikolojik direnç üzerine kısa bilgilendirmeler yer aldı.

Eğitimli danışmanlık hizmeti veren Didar Bademci, fuar süresince ziyaretçilerin sorularını yanıtlayarak “Sağlık = Fiziksel + Ruhsal Denge” hattında farkındalık yarattı.

Armiya Teknoloji
Teknoloji sponsoru olarak fuarda dikkat çeken Armiya Teknoloji, giriş alanında Geçiş360 yazılımı ile entegre turnike geçiş kontrol sistemini sundu. Dijital QR kodlu yaka kartlarıyla hızlı, güvenli bir geçiş deneyimi sağlandı.

Ayrıca çok şubeli işletmelere yönelik CharismaFMS Yönetim Yazılımı, stant ziyaretçilerinden büyük ilgi gördü. Hem geçiş teknolojileri hem de dijital yönetim çözümleri ile Armiya, fuar boyunca “öne çıkan markalar” arasında yer aldı.

Ayıntap Baklavaları
Gaziantep merkezli Ayıntap Baklava (Ayıntap Baklavaları), stantta geleneksel Antep baklavasını hijyen ve kalite vurgusu ile sergiledi. 1984’ten bu yana üretim yapan firma, kalite standartlarını koruyan üretim süreçleriyle Türkiye’nin farklı bölgelerine ve yurtdışına yayılma hedefiyle biliniyor.

Erzurum Belediyesi / Erzurum Mutfağı
Erzurum’dan gelen ekip, kent kahvaltısı kültürünü ve yöresel ürünlerle gastronomi kimliğini öne çıkardı. Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin geçmiş dönemde düzenlediği Erzurum Kahvaltı Festivali örnek gösterilerek, 55 yöresel ürünle tanıtıma çıkan stant, ziyaretçilerden hayranlık aldı. Erzurum mutfağının zenginliği, coğrafi işaretli ürünleri ve kahvaltı çeşitliliği ile tanıtıldı; gastronomi üzerinden şehir markalaşmasına yaptıkları vurgu dikkat çekiciydi.

Maraş Dondurması Showu
GastroShow’da adeta görkemli bir “dondurma sahnesi” kuruldu: kilolarca Maraş dondurması, döner kebap formunda asılarak kesilip ikram edildi. Bu sunum, ziyaretçilerin ilgisini çektiği gibi basında da geniş referans buldu.

Maraş dondurması, uluslararası gastronomi platformu TasteAtlas tarafından “Dünyanın En İyi Soğuk Tatlısı” seçilmişti. Bu unvan, fuardaki görsel ve tat deneyimiyle uyumlu şekilde ziyaretçilerde “gurur ve merak” duygusu yarattı.

Bu yılki GastroShow, “sağlık” temasıyla yalnızca yemek sunumlarını değil, gastronomi, psikoloji, teknoloji ve yerel kültür harmanını bir sahnede topladı.

Ziyaretçiler hem damaklarına hem de zihnine hitap eden içeriklerle karşılaştı. Stant sahipleri inovatif yaklaşımlar ve estetik sunumlarla dikkat çekti.

Bu tür etkinliklerin gastronomi turizmi açısından hem şehir markalarını hem yerel üreticileri beslediğini, kültürel mirası canlı tuttuğunu bir kez daha gördük.

yilmazparlar@yahoo.com

29 Ağustos 2025 Cuma

Yeşilay ve DSÖ’den Bağımlılıklara Karşı Tarihi İş Birliği-Yılmaz Parlar

  

Bağımlılık artık sadece bireylerin değil, toplumların kaderini etkileyen en büyük sağlık krizlerinden biri.

Türkiye’nin köklü bir kurumu olan Yeşilay’ın, Dünya Sağlık Örgütü ile aynı masaya oturup küresel bir mücadele başlatması oldukça önemli bir adım.

Bu anlaşma sadece bir imza değil, bağımlılıkla savaşta uluslararası dayanışmanın zorunlu olduğunu gösteren bir işaret fişeği.

Toplum sağlığı için küresel mücadele başlıyor

Türkiye Yeşilay Cemiyeti ile Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Türkiye Ofisi, bağımlılıklara karşı yeni bir dönemin kapısını aralayacak önemli bir adım attı. 29 Ağustos 2025 Cuma günü  İstanbul Sepetçiler Kasrı’nda düzenlenen törenle iki kurum arasında “Bağımlılıklarla Mücadelede İş Birliği Anlaşması” imzalandı.

Törene; Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, DSÖ Türkiye Temsilcisi Dr. Tasnim Atatrah, BM ve bakanlık temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı.

“Bağımlılık Küresel Bir Tehdit Haline Geldi”

Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, konuşmasında bağımlılığın sadece bireysel bir sorun değil, küresel boyutları olan bir tehdit olduğuna dikkat çekti:

“Oyun bağımlılığı Asya’da gençlerin hayallerini çalıyor, kumar bağımlılığı Avustralya’da aileleri yıkıyor, ilaçların kötüye kullanımı Amerika’da hayatları altüst ediyor. Bu tablo, artık hiçbir ülkenin tek başına üstesinden gelemeyeceği bir küresel krizdir.”

Dinç, araştırmalara göre dünya genelinde 292 milyon insanın madde bağımlısı, 400 milyon kişinin ise alkol kullanım bozukluğu yaşadığını belirterek, Türkiye’ye olan ekonomik yükün de 78 milyar doları bulduğunu vurguladı.

“Küresel Cephe Kuruyoruz”

Yeşilay’ın yıllardır sahada elde ettiği tecrübeyi küresel vizyonla buluşturduklarını söyleyen Dinç:

“2017’de çevrim içi oyun ve kumar bağımlılığının hastalık olarak tanımlanmasına öncülük etmiştik. Bugün ise DSÖ ile omuz omuza bağımlılıklara karşı küresel bir cephe oluşturuyoruz.”

İmzalanan anlaşma ile Yeşilay’ın saha uygulamaları DSÖ’nün bilgi birikimiyle birleşerek yeni standartlar, güçlü farkındalık kampanyaları ve küresel dayanışma mekanizmaları geliştirilecek.

DSÖ, “Yeşilay’ın Bilgisi Daha Geniş Kitlelere Ulaşacak”

DSÖ Türkiye Temsilcisi Dr. Tasnim Atatrah, anlaşmanın yalnızca Türkiye değil, dünya için de önemli olduğunu belirtti:

“Halk sağlığı asla tek bir aktörün başarısı olamaz. Yeşilay’ın gençleri ve toplumu korumadaki deneyimi, DSÖ’nün küresel otoritesiyle birleştiğinde, çok daha güçlü bir temel oluşacak.”

Anlaşmanın Getirdikleri

Uluslararası sağlık ve önleme stratejilerinin uygulanması, Gençlerin bağımlılık risklerinden korunması, Kanıta dayalı politikaların desteklenmesi, Ortak programlar ve bilgi paylaşımı, DSÖ Küresel Eylem Planı (2022-2030) çerçevesinde daha etkin önleme ve müdahale çalışmaları

Ayrıca, bu iş birliğinin ardından Yeşilay Federasyonu ile DSÖ Cenevre Merkezi arasında daha kapsamlı bir anlaşma imzalanması planlanıyor.

Bağımlılıklar sadece bireyleri değil, toplumların ekonomik, sosyal ve kültürel yapısını da tehdit ediyor.

Bu nedenle uluslararası iş birlikleri, artık bir seçenek değil, zorunluluk. Yeşilay ve DSÖ’nün attığı bu adım, gelecekte çocuklarımızın ve gençlerimizin daha güvenli bir dünyada yaşaması için önemli bir umut kapısı açıyor.

Ancak unutmamak gerekir ki hiçbir anlaşma tek başına yeterli değildir; toplumun her kesiminin bu mücadelede sorumluluk alması şarttır.

yilmazparlar@yahoo.com

Api House-Batum’da Doğanın Şifa Merkezi-Yılmaz Parlar

    Api House – Endemik Bitkilerle Beslenen Arılardan Gelen   Sağlık Gürcistan’ın özerk bölgesi Acara’nın başkenti Batum’da , Charnali köyün...